Davacı, davalıdan boşandığını, davalının bu süreçte dünyaya getirip, nüfusuna kaydettirdiği çocuğun kendisinden olmadığını, bu durumun da kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu ileri sürerek soybağının reddine ve bir miktar manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulü ile soybağının reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının talebi, Aile Mahkemesinin görevli olduğu Türk Medeni Kanunu ilgili maddesinde belirtilen manevi tazminat olmayıp, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren Türk Borçlar Kanunu ilgili maddelerinde belirtilen haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat isteminden ibarettir. Bu nedenle manevi tazminat talebinin tefrik edilmesi, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek...
Devamı