a

Facebook

Twitter

Copyright 2020 ULUCA Avukatlık Ortaklığı.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz içerik kopyalanması durumunda, yasal işlem başlatılacaktır.

8:00 - 19:00

Mesai: Pazartesi - Cumartesi

0850 259 0852

Uluca Avukatlık Ortaklığı Telefon Numarası

Linkedin

İnstagram

Facebook

Twitter

Search
Menu

 

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

ULUCA Avukatlık Ortaklığı > İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Uluca Avukatlık Ortaklığı İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku alanında, yüksek bilgi birikimi ve deneyime sahip avukatlar aracılığıyla danışmanlık hizmeti sürdürmektedir. Çalışma yaşamın idame ettirilebilmesi için, toplumsal açıdan da bireysel açıdan da önem taşımaktadır. İşveren ve işçi arasında, birbirine bağımlı ancak çok kırılgan bir ilişki bulunur. Her iki tarafın çeşitli hak talepleri, yetkileri üçüncü taraf olan devlet tarafından kontrol altında tutulmaktadır. 

iş ve sosyal güvenlik hukuku

İş Hukuku

 

Devlet ekonomik açıdan bağımlı ve aynı zamanda işverene göre güçsüz konumda bulunan işçilerin korunmasına yönelik olarak, işçilerin ortalama haklarının belirleyicisi rolünü üstlenerek, İş Hukukunun üçüncü tarafını oluşturmaktadır. İşçi ve işveren arasında imzalanan iş akdinin, yasal açıdan önemi de çok büyüktür. İş akdi tarafların, kanunlar karşısındaki rollerinin belirleyicisi durumundadır. 

 

Sanayi devrimi ile birlikte 19. Yüzyıldan itibaren değişen yaşam koşulları, teknik ve teknolojik alanlarda yaşanan gelişmelerle de tetiklenmiş yeni standartların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu durum, İş Hukuku alanının da ortaya çıkmasına neden olmuş ve günümüzde uygulanmakta olan haline yoğun bir gelişim sonucunda ulaşmıştır. Ülkemizde İş Hukuku ile ilgili çalışmalar, 1865 yılına ve Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. 

 

Önceleri net olarak belirlenmemiş kurallar olması, devletin kural koyucu olarak işlev görmemesi, işverenlerin çalışma koşullarının belirlenmesini ve dolayısıyla da kendi çıkarlarına göre kurallar oluşturmasına neden olmuştur. Ancak değişen ekonomik koşullar ve artan işçi sayısı, aynı zamanda olumsuz çalışma koşullarıyla birlikte, mutsuz toplumların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Devletler bu duruma erken müdahale ederek, çalışma şartlarının işçi lehine asgari koşullara sahip olması, çalışanların çeşitli haklarının kanunlarla korunması yoluyla, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku alanının oluşmasına sebep olan en güçlü nedendir. 

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku alanında danışmanlıklara başvurulması, çoğunlukla anlaşmazlıkların henüz oluşmadan çözümlenmesini sağlayan bir etkiye de sahiptir. Bu sayede daha verimli çalışan işçi ve daha verimli katma değer üreten şirketlerin oluşması kaçınılmaz hale gelecektir. Diğer bir deyişle, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku, çalışanlar ile işverenlerin karşılıklı şekilde sahip oldukları hakları belirleyen kanunlara dayalıdır. 

Sosyal Güvenlik Hukuku

 

Tüm bireylerin sosyal yaşamının desteklenmesi, sağlık hizmetleri ve yanı sıra sosyal refahının sağlanmasını hedefleyen Sosyal Güvenlik kavramı, yine sanayi devrimi sonrasında oluşan ihtiyaca bağlı olarak Avrupa’ da ortaya çıkmıştır. Tarihi pek çok olayın etkisiyle gelişim şekli de belirlenmiş olan Sosyal Güvenlik kavramı, 1929 Büyük Buhran sonrasında ABD’de önem kazanmıştır. Özellikle 20. Yüzyılın başından itibaren dünya genelinde gelişerek, ülkelere göre farklı şekillerde uygulanmıştır. 

 

Ülkemizde başlangıcı 19. Yüzyıla kadar uzansa da, tüm toplumu kapsayacak şekilde bir sosyal güvenlik oluşumu 90’lı yılları bulmuştur. Sağlık hizmetleri, emeklilik sistemi gibi çeşitli alanları, toplumun hemen her kesimini etkileyen bir kurumsal çatı oluşmasına neden olur. 2006 yılında yapılan yeni reformla birlikte, günümüzde Sosyal Güvenlik Hizmeti tek kurum altında toplanmış ve birtakım yönelik düzenlemeler gerçekleştirilmiştir. 

 

Sosyal Güvenlik sistemiyle ilgili yaşanan her türlü uyuşmazlık ve anlaşmazlıklar, cezai uygulamalar ve bunlara yapılacak itirazlar, bireysel hak arayışları İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku çerçevesinde sunulan hukuki danışmanlığa ihtiyaç duyulacaktır. Bu çerçevede sunulan danışmanlık hizmetleri, çoğunlukla sonradan karşılaşılabilecek pek çok cezai yaptırımın önceden engellenmesine de fayda sağlar. 

 

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku, etkilerinin tüm toplumu kapsamasının yanında, doğrudan pratik yaşamı da etkileyen geniş bir çerçeveye sahiptir. Bu sebeple sürekli olarak çeşitli şekillerde hukuki danışmanlık ihtiyacı oluşur. Bu alanda hizmet sunan uzmanlaşmış avukatlarımız, değişen tüm yönetmelik ve kanunlar hakkında eş zamanlı takibin yapılarak, güncellenen bilgilerle değişen sistemi takip etmektedir. Bu sayede oluşan tüm uyuşmazlıkların çözümü noktasında, daha yetkin yöntem izlenmesi sağlanacaktır. 

İş ilişkisinin başlangıcından bitimine kadar olan süreçte ve iş ilişkisinin bitiminden sonraki aşamada işçi-işveren arasında meydana gelebilecek her türlü uyuşmazlık bakımından, uzman ekibimiz ile müvekkillerimize hukuki hizmet sağlarız.