a

Facebook

Twitter

Copyright 2020 ULUCA Avukatlık Ortaklığı.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz içerik kopyalanması durumunda, yasal işlem başlatılacaktır.

8:00 - 19:00

Mesai: Pazartesi - Cumartesi

0850 259 0852

Uluca Avukatlık Ortaklığı Telefon Numarası

Linkedin

İnstagram

Facebook

Twitter

Search
Menu

 

Otomoti̇v Sektöründe ve Dayanikli Tüketi̇m Mallarinda Ayıp İhbari

ULUCA Avukatlık Ortaklığı > Ticaret Hukuku  > Otomoti̇v Sektöründe ve Dayanikli Tüketi̇m Mallarinda Ayıp İhbari

Otomoti̇v Sektöründe ve Dayanikli Tüketi̇m Mallarinda Ayıp İhbari

Ayıplı Mal Tanımı ve Satıcının Ayıptan Doğan Sorumluluğu

Ayıplı mal, 6502 s. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8.maddesinde düzenlenmiş olup; ‘’ Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.’’ Şeklinde tanımlanmıştır. Maddenin 2. fıkrası ile ayıplı mal tanımı genişletilerek; ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan, satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan, muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı mal tanımına dahil edilmiştir. 

Kanun ile düzenlenen bir diğer husus ayıp-açık ayıp ayrımı olup, ayıbı satıcıya bildirme süresi ve malın ayıplı olmasından dolayı sahip olunan hakların kullanılmasına ilişkin zamanaşımı farklılıkları içermektedir. Genel bir ifade ile açık ayıp, satın alınan mala ilişkin yapılacak basit bir muayene sonucunda ortaya çıkabilecek ayıp olup; gizli ayıp ise, basit bir muayene ile tespit edilemeyen ve kullanıldıktan bir süre sonra ortaya çıkan ayıplardır. Örneğin, satın alınmak istenen aracın otomatik vites ve geri görüş kameraları olmasına karşın, otomobil bayisi tarafından manuel vites ve geri görüş kamerası olmayan aracın teslim edilmesi veya otomobilin camının kırık olması, tüketici tarafından derhal fark edilecek açık ayıp olup; teslim edilen aracın boya kalınlığı ile alakalı hususlar veyahut aracın elektronik aksamının arızalı olması gibi hususlar basit muayene ile ortaya çıkamayacak, gizli ayıptır. Yargıtay içtihatları kapsamında da açık-gizli ayıp bu şekilde ele alınmış olup: Yargıtay 13. HD 2000/4082 E., 2000/4169 K., 02.05.2000 tarihli ilamında, boya kalınlığının farklılık arz etmesi gibi basit bir muayene sonucu ortaya çıkamayacak nitelikteki ayıpların gizli ayıp dahlinde olduğunu belirtmiştir;

Davacı, 1998 model Astra marka otomobili 1.2.1998 günü davalı Teymür Otomotiv A.Ş.den satın aldığını, birkaç ay sonra rutin kontrolü sırasında motor kaputunda boya ve bant izleri gördüğünü, inceleme sonucunda, kaputtaki boya kalınlığının diğer yerlerdekinden daha fazla olduğunun saha mühendisince saptandığını, bunun bir gizli ayıp niteliğinde olduğunu..

Tüketici tarafından açık ayıpların en geç 6 ay içerisinde satıcıya bildirilmesi gerekmektedir. Gizli ayıp durumunda ise Yargıtay’ın, garanti süresinin geçmesinden sonra ortaya çıkan ayıbın gizli ayıp niteliğinde olması halinde, sorumluluğu ortadan kaldırmayacağına yönelik içtihatları bulunmaktadır. Dolayısıyla açık ayıp durumunda tüketici tarafından 6 ay içerisinde satıcıya bildirim yükümlülüğü, gizli ayıpta söz konusu olmayıp, gizli ayıp olması durumunda garanti süresi geçse dahi, satıcıya bildirim yapılabilecektir.

Teslim tarihinden itibaren 6 ay içerisinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir ve bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. (TKHK m. 10) Ayıba karşı tekeffül haklarından faydalanabilmenin bir koşulu, daha önce de belirttiğimiz üzere, ayıbın aracın teslim anında var olması olup, kanun ve içtihatlardaki kabule göre, teslim tarihinden itibaren 6 ay içerisinde ortaya çıkan ayıplar, teslim tarihinde var olarak kabul edilir. Dolayısıyla satın alınan aracın 5 ay sonra motor arızası vermesi gibi durumlarda, aracın teslim anında gizli ayıbın var olduğu kabul edilecek ve aracın ayıplı teslim edilmediğinin ispatı satıcıda olacaktır. 

Dayanıklı Tüketim Malları Bakımından: Dayanıklı tüketim mallarının ayıplı çıkması halinde, tüketiciler ayıp ihbarında bulunmak için 6 aylık gibi zaman dilimleri ile sınırlandırılmamış olup, Yargıtay 19. HD tarafından ayıplı malların garanti süresi sonuna kadar iade edilebileceğine karar verilmiştir.

Satıcının ayıptan sorumluluğu TBK madde 219-231 hükümleri arasında düzenlenmiş olup, madde 219’da satıcının alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması nedeni ile sorumluluğunu ve bu kapsamda, ekonomik, hukuki, maddi ayıpların tümünden, bu ayıpların varlığını bilmese dahi sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla kanun koyucu tarafından, satıcıların, satılanda var olan ayıbı bilmemelerinin, tüketicinin zararını karşılamamak için bir sebep oluşturmasının önüne geçilmiştir. Satıcının ayıptan sorumluluğunun dört şartı olup; yarar ve hasarın alıcıya geçmesi anında satılanda ayıbın var olması, alıcının ayıbı bilmemesi ve ayıbın önemli olması, ayıptan doğan sorumluluğun sözleşmeyle kaldırılmamış olması, alıcının kendi yükümlülüklerini yerine getirmesi ve ayıbı kabul etmemesidir. 

Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Dolayısıyla ihbar süresi olan 6 aylık süre geçmiş olsa dahi, aracın 2 yıl içerisinde ortaya çıkan tüm ayıplarından satıcı sorumlu olacaktır.

bankacılık hukuku

Alıcının Ayıptan Doğan Seçimlik Hakları 

TKHK madde 11’de tüketicinin seçimlik hakları düzenlenmiş olup bunlar; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkan varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme haklarıdır. Önemle belirtmek gerekir ki, satıcı, tüketicinin tercih ettiği talebi yerine getirmekle yükümlüdür. 

  1. Sözleşmeden Dönme: Tüketicinin bedel iadesini kullanması halinde, mahkemece aracın satış bedelinin tüketiciye geri vermesi ve tüketicinin de aracın satıcıya iade etmesine karar verilecektir. Aynı anda ifa kuralı gereğince taraflar yükümlülüklerini aynı anda yerine getirecektir. 

Ancak yerleşik içtihatlar ile sözleşmeden dönme hakkının kötüye kullanılması engellenmektedir. Uygulamada, önemsiz sayılabilecek ayıplar dolayısıyla sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasının orantısız güçlükleri beraberinde getirmesi durumunda, tüketicinin farklı bir seçimlik hakkını kullanması gerektiği vurgulanmaktadır. Örneğin, satın alınan aracın birkaç gün sonra bagaj ve stop kapağında ayarsızlık ile sağ arka camında boya akıntısı olduğunu fark edilmesi üzerine sözleşmeden dönme istemi ile açılan davada, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen 7.6.2017 tarihli ve E. 2017/13-653, K. 2017/1085 sayılı karar ile, ayıplı malda seçimlik hakların kullanılmasında denge unsurunun önemini vurgulamış, araçta ortaya çıkan ayıpların aracın değerini önemli ölçüde azaltmadığından bedel indirimi hakkından faydalanılması gerektiği sonucuna varmış ve derece mahkemesinin sözleşmeden dönme hakkını kabul ettiği hükmü bozmuştur:

‘’…Kanun tarafından korunan sözleşme taraflarından tüketicinin yanında, kurulacak hükmün sözleşmenin diğer tarafı olan satıcı için de orantısız güçlükleri de beraberinde getirmemesi gerekir. Ayıbın öneminin aracın kullanımına ve beklenen faydaya bir etkisinin olmaması, aracın ayıplı ve ayıpsız değeri arasındaki farkın araç bedeli nazara alındığında azlığı yani karşılıklı menfaatler dengesi ile hukukun temel prensibi olan hakkaniyet kuralları değerlendirilerek ayıp nedeni ile bedel indirimi veya tüketicinin diğer seçimlik haklarını kullanıp kullanmayacağının tesbit edilmesi zorunludur. Somut olay, yukarda belirtilen ilke ve kurallar ışığında aracın bagaj kapağında 1500 TL değerindeki boyama işlemi değerlendirildiğinde ayıp nedeni ile bedel indirimine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir.’’

  1. Ücretsiz Onarım: TKHK’da tüketici tarafından işbu seçimlik hakkın kullanılması durumunda, bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur hükmü yer almaktadır. İlgili madde devamında, Garanti Belgesi Yönetmeliği’ne atıf yapılmış olup, Garanti Belgesi Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri:

Ücretsiz onarım isteme hakkı Garanti Belgesi Yönetmeliği’nin 8.maddesinde düzenlenmiş olup; tüketicinin ücretsiz onarım hakkını kullanması durumunda, satıcının; işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli veya başka bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin malın onarımını yapmak veya yaptırmakla yükümlüğü olduğu düzenlenmiştir. 

Belirtmek gerekir ki, tüketici, onarım hakkını üretici ve ithalatçıya karşı da kullanabilir; satıcı, üretici ve ithalatçı, tüketicinin bu hakkını kullanmasından müteselsilen sorumludur. 

Ücretsiz onarım hakkını kullanan tüketicinin aracının, yetkili servis tarafından Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği kapsamında düzenlenen azami sürede onarılarak, tüketiciye teslimi gerekmektedir. İşbu azami süre, binek otomobil için 30 iş günüdür. Yani, satın alınanda bir ayıbın çıkması halinde, tüketici tarafından ayıp ihbarında bulunulduğu ve ücretsiz onarım hakkından faydalanıldığında, araç yetkili servis tarafından tamamen ücretsiz olarak, 30 iş günü içerisinde tamir edilecektir. 

bb.servis istasyonlarının sorumlulukları

  • Kullanım ömrü süresince malın yetkili servis istasyonlarındaki bakım ve onarım süresi azami tamir süresini geçemez. Bu süre, garanti süresi içerisinde mala ilişkin arızanın yetkili servis istasyonuna veya satıcıya bildirimi tarihinde, garanti süresi dışında ise malın yetkili servis istasyonuna teslim tarihinden itibaren başlar. Bu süre binek otomobiller için 30 iş günü olup, yetkili servis tarafından yapılacak tamirat işlemlerinin 30 iş günü içerisinde tamamlanması gerekmektedir. 
  • Malın tamirinin tamamlandığı tarih tüketiciye telefon, kısa mesaj, faks, e-posta, iadeli taahhütlü mektup ve benzeri bir yolla bildirilir. Uyuşmazlık halinde bildirime ilişkin ispat yükümlülüğü yetkili servis istasyonuna aittir.
  • Malın garanti süresi dışında, servis istasyonları tarafından verilen montaj, bakım ve onarım hizmetiyle ilgili olarak, bir yıl içerisinde aynı arızanın tekrarı halinde tüketiciden herhangi bir isim altında ücret istenemez. Dolayısıyla garanti süresi içerisinde yetkili servis tarafından yapılan bakım veyahut onarımlarla alakalı olarak 1 yıl içerisinde aynı arıza yeniden ortaya çıkarsa, garanti süresi dolsa dahi yapılacak onarımda ücret talep edilemeyecektir. 

Yargıtay, 13. HD, 2016/21397 E., 2017/3640 K. sayılı ilamında, bir yıl içerisinde aynı arızanın tekrarı halinde, tüketicinin seçimlik haklarını kullanma hakkı olduğu görüşünü benimsemiştir:

‘’…Yönetmelikte belirtilen, garanti süresi içinde kalmak kaydıyla 1 yıllık süre içerisinde aynı arızanın ikiden fazla meydana geldiği ve düzenlenen iş emirlerinde sabit olup, bu durumda davacı yasada düzenlenen seçimlik haklarından istediğini kullanabilir. Bu talebi reddedilemez. Tüketicinin bu talebinin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.

Sözü edilen yasal düzenlemelere göre tüketiciye ayıplı mal nedeniyle tanınan seçimlik haklarından birisi de ayıplı malın iadesi ve ödenen bedelin tahsilidir. Tüketici, yasayla kendisine tanınan dört seçimlik hakkından birini tercih etmekte özgürdür.’’

 

Yine Yargıtay 13. HD, 2006/14233 E., 2007/2558 K, 23.2.2007 T. kararında, servis istasyonlarının, araçların arıza ve ayıplarını tam ve doğru tespit edebilecek, en kısa sürede ve tam anlamıyla giderebilecek elemanlar bulundurma yükümlülükleri olduğunu, deneme yanılma yolu ile yapılan ve devamlı tekrar eden arızalar karşısında dava zamanaşımlarının işlemeyeceğine karar vermiştir.

‘’18.2.2004 tarih ve 2004/4-29-83 Sayılı Hukuk Genel Kurulu Kararında da benimsendiği gibi, davalı satıcı onarımı yetkili servis istasyonları eliyle yapmaktadır. Bu istasyonlar satılan araçların teknik özellikleri itibariyle arıza ve ayıbı doğru ve tam teşhis edebilecek, en kısa sürede ve tam anlamıyla giderebilecek elemanlar bulundurmak zorundadır. Deneme yanılma yoluyla aracı tamire çalışan servis elemanları istihdam edilmesinin sonuçlarının tüketiciye mal edilmesi düşünülemez. Öte; yandan ve asıl önemlisi, üretim hatasının varlığını, rahatlıkla tespit edebilecek nitelikte olması gereken bir yerde ifa yardımcısı durumunda olan servislerin tüketiciyi sonuç alınamayan tamirlerle oyalaması ve arızanın belli aralıklarla tekrarlaması karşısında davada zamanaşımı; varlığından da söz edilemez. MK.nun 2. maddesi hükmü gereğince, herkes hakkını iyiniyet kuralları çerçevesinde kullanmak zorundadır.’’

  • Malın garanti süresi dışında, garanti belgesi ile satılması zorunlu olmayan bir parçasının servis istasyonu tarafından değiştirilmesi veya satılması durumunda, değişen veya satılan parça için altı aydan aşağı olmamak üzere bir garanti süresi verilir.

Dolayısıyla genel olarak ele alacak olursak, yetkili servis istasyonlarının gereken bakım, onarım ve montaj işlerini Kanunda öngörülen azami süreler içerisinde yapmaları (otomobiller için 30 iş günü), yaptıkları işlemler dolayısıyla tüketiciden hiçbir suret ile ücret talep etmemeleri, yapılan tamirat sırasında parça değişikliği gibi işlemlerin yapılması durumunda ise bu parçalara ilişkin olarak 6 aydan aşağı olmamak üzere garanti süresi verilmesi gerekmektedir. 

bbb.üretici, ithalatçı ve satıcının sorumluluğu

  • Üretici veya ithalatçılar, yetkili servis istasyonlarının ayrı bir tüzel kişiliği olsa dahi, satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından ve yürütülmesinden yetkili servis istasyonları ile birlikte müteselsilen sorumludur.

Kaldı ki Yargıtay 13. HD, 2014/8435 E, 2014/17631 K, 4.6.2014 tarihli kararında, aracın satış anında ayıbının bulunmadığı, arızaların kullanıma bağlı olarak ortaya çıkmasına karşın, servis istasyonları tarafından ayıplı hizmet verilmesinde üretici ve ithalatçının müteselsil sorumluluğu maddesi gereği, tüketicinin seçimlik haklarını kullanabileceğine karar vermiştir.

‘’Somut uyuşmazlıkta davacının sele kapılan aracının davalı tarafça tamir edilmesine rağmen 12 kez arıza yaptığı dosyadaki servis iş emirleri ile sabit olduğundan, davalının ayıplı hizmet verdiği sabittir. Hal böyle olunca 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı TKHK’nun 4. maddesi gereğince ayıplı hizmet karşısında tüketici, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, ayıp oranında indirimi ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Tüketici, bu seçimlik haklarından birini kullanabilecektir.’’

  • Malın garanti süresi içerisinde yetkili servis istasyonuna veya satıcıya tesliminden itibaren arızasının on iş günü içerisinde giderilememesi halinde, üretici veya ithalatçının; malın tamiri tamamlanıncaya kadar, benzer özelliklere sahip başka bir malı tüketicinin kullanımına tahsis etmesi zorunludur. Benzer özelliklere sahip başka bir malın tüketici tarafından istenmemesi halinde üretici veya ithalatçılar bu yükümlülükten kurtulur. Buna ilişkin ispat yükümlülüğü üretici veya ithalatçıya aittir. 
  • Üretici veya ithalatçılar; satış sonrası hizmetlerin ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülmesini sağlamak, yetkili servis istasyonlarının çalışmalarını izlemek, kontrol etmek ve görülen eksiklikleri gidermekle yükümlüdür.

Görüleceği üzere tüketicinin ücretsiz onarım hakkını kullanması halinde, yetkili servisler tarafından azami onarım süresi binek araçlar için 30 gün olup; onarımın 10 günü aşması durumunda üretici veya ithalatçının, malın tamiri tamamlanana kadar benzer özelliklere sahip ikame aracı tüketicinin kullanımına tahsis etmesi zorunludur. Tüm onarım sürecinden ise yetkili istasyonlar ile birlikte üretici ve ithalatçılar da sorumlu kılınmıştır. 

Tüketicinin ücretsiz onarım hakkını kullanması halinde malın; 

  1. Garanti süresi içerisinde yeniden arızalanması
  2. Tamir için öngörülen azami sürenin aşılması
  3. Tamirinin mümkün olmadığının, yetkili servis istasyonu, satıcı, üretici veya ithalatçı tarafından bir raporla belirlenmesi, (belirtilen raporun, arızanın bildirim tarihinden itibaren o mala ilişkin azami tamir süresi içerisinde düzenlenmesi zorunludur.)

durumlarında; tüketici malın bedel iadesini, ayıp oranında bedel indirimini veya imkan varsa malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini satıcıdan talep edebilir. Dolayısıyla yukarıda sayılan durumlarda tüketicinin seçimlik haklarını kullanması yeniden söz konusu olacaktır. Satıcı, tüketicinin talebini reddedemez. Bu talebin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.

  1. Satılanın Ayıpsız Misli İle Değiştirilmesi: Tüketicinin, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkını seçmesi durumunda satıcı, üretici veya ithalatçının, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin kendilerine bildirilmesinden itibaren azami otuz iş günü içerisinde, bu talebi yerine getirmesi zorunludur. 

Ancak malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması halinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır. 

Tüketicinin satılan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkının, satıcı için orantısız güçlüklere sebep olmaksızın kabul edilmesi durumunda; değiştirilen malın garanti süresi, satın alınan malın kalan garanti süresi ile sınırlıdır. Örneğin ayıp ortaya çıkan aracın 1 yıllık garanti süresi kaldıysa, aracın yenisi ile değiştirilmesi durumunda, yeni aracın da garanti süresi 1 yıl olacak, süre de yenilenmeyecektir. 

Sözleşmeden dönme seçimlik hakkında olduğu gibi, aracın misli ile değiştirilmesi hususundaki yerleşik Yargıtay içtihatlarında, tüketicinin; seçimlik haklarından aracın misliyle değiştirilmesi hakkını kullanmasının iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı, tarafların hak ve menfaatleri değerlendirilerek aşırı bir dengesizliğe neden olup olmayacağı, araçtaki ayıp nedeniyle seçimlik haklardan olan “bedel indirimi” uygulanıp uygulanmayacağı hususunun sayın mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiğine vurgu yapıp, bedel indirimi seçeneğini gözetmeden aracın misli ile değiştirilmesi kararlarını bozmaktadır. 

Dolayısıyla satılanın önemsiz sayılabilecek ayıplar dolayısıyla sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasının orantısız güçlükleri beraberinde getirmesi durumunda, tüketicinin farklı bir seçimlik hakkını kullanması gerekmektedir. Örneğin, tüketici tarafından araç 28.750 TL’ye alınmış olup, 1 yıl sonra arka çamurluğun sonradan boyandığının tespit edildiği ve satıcının 5000 TL bedel indirimi teklifini kabul etmeyip ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebi ile dava açılan bir olayda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 18.11.2015 tarih, 2014/302 Esas, 2015/2660 Kararı ile:

‘’…Davacının seçimlik haklarından aracın misliyle değiştirilmesi hakkını kullanmasının iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı, tarafların hak ve menfaatleri değerlendirilerek aşırı bir dengesizliğe neden olup olmayacağı, araçtaki ayıp nedeniyle seçimlik haklardan olan “bedel indirimi” uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu kabul eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi yerinde değildir.’’

Şeklinde karar vermiştir. Dolayısıyla tıpkı sözleşmeden dönme seçimlik hakkında var olduğu gibi, ayıpsız misli ile değiştirme söz konusu olduğunda da ayıbın, malın üzerindeki etkisi araştırılıp, daha düşük maliyetli ayıplarda ayıpsız misli ile değiştirilmesi yerine bedel indirimine gidilmesi söz konusu olacaktır. 

Tüm bu anlatılanlar ışığında; ayıplı mal karşısında tüketicinin seçimlik hakları olup, genel kural olarak seçimlik haklardan birinin seçilmesi suretiyle kullanılırken, ücretsiz onarmada, belirttiğimiz üzere azami tamir süresine uyulmaması gibi durumlarda, ikinci bir seçimlik hakka daha gidilebilmektedir. Ve son olarak yeniden belirtmek gerekir ki, tüketicinin ayıptan doğan seçimlik haklarını, satıcı yerine getirmekle yükümlüdür. 

Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Ayıp İhbarı Bakımından Süreler

Satış işleminin her iki tarafının da tacir olması durumunda ticari satıştan söz edilir ve bu durumda ayıplı malın ihbar sürelerinde tacirler bakımından farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Ayıp ihbarı, alıcının ayıp nedeniyle doğan seçimlik haklarını kullanabilmesi amacıyla yapılması gereken bir bildirimdir.

TTK m.23/c’de; malın ayıplı olduğunun teslim sırasında belli olduğu durumlarda alıcının iki gün içerisinde satıcıya ayıbı ihbar etme yükümü düzenlenmiştir. Madde devamında, ayıbın açıkça belli olmaması durumunda ise, sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü kılınmıştır. 

Türk Ticaret Kanunu m.23 hükmünde gizli ayıp düzenlenmemiş olup, gizli ayıp için TBK hükümlerine gitmek gerekecek ve bu doğrultuda satılanda gizli ayıp olması durumunda TBK’ın 223/f.2 uyarınca, alıcı bu durumu “hemen” satıcıya bildirecektir. 

Ticari satışlarda ayıp ihbarının ilgili sürelerde ihbarı zorunlu olup, diğer tüm süreçler TKHK’da ve TBK’da öngörülen kurallar ve haklara tabidir. 

Yorum Yok

Gönder