a

Facebook

Twitter

Copyright 2020 ULUCA Avukatlık Ortaklığı.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz içerik kopyalanması durumunda, yasal işlem başlatılacaktır.

8:00 - 19:00

Mesai: Pazartesi - Cumartesi

0850 259 0852

Uluca Avukatlık Ortaklığı Telefon Numarası

Linkedin

İnstagram

Facebook

Twitter

Search
Menu

 

Miras Hukuku

Uluca Avukatlık Ortaklığı Miras Hukuku alanında geniş tecrübelere sahip uzmanlaşmış avukatlardan oluşan bir hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Bunun yanında çeşitli alanlarda uzmanlaşmış teknik danışmanlarımız, olası karmaşık miras sorunlarının çözümünde önemli katkılar sağlamaktadır. Toplumumuzda miras, dini ve örfi adetlere göre de hak kabul edilen önemli bir kavramdır. Bu durum toplum yaşayışında devamlı ve geniş etkileri bulunan Miras Hukukunun, uygulamasının ve etki alanının da geniş olmasına neden olmaktadır. 

Miras Hukuku

Üst soyların, ölümü ya da hukuki terimiyle gaipliği, (ölümü hukuken kabul edilmiş) ilan edilmiş üst soylardan kişilerin, yaşamları boyunca elde ettikleri mal varlıkları ile birlikte bazı haklarının, alt soylarına ya da belirlediği kişilere intikali miras olarak açıklanabilir. Bu geçişin hangi şartlarda ve hakkaniyetli şekilde dağılımı, muris ile varislerin ve paylarının belirlenmesi Türk Medeni Kanunu içerisinde yer alan Miras Hukuku tarafından düzenlenmektir. 

 

Herhangi bir kişinin ölümü ya da gaipliğinin ilanının ardından, varislerinin mirasçı olduklarını resmi olarak belgelemeleri gerekecektir. Bunun için de tüm mirasçıların Noter ya da Sulh Hukuk Mahkemelerine Veraset İlamı talebiyle başvurması gereklidir. İlamın sonucunda, murisin tüm varisleri ve paylarının belirlendiği mirasçılık belgesi ya da hukuki adıyla veraset ilamı alınabilir. Bir kişi mirasla ilgili olarak hak sahibi olduğunu öğrendiği andan itibaren, veraset ilamı için 3 ay içerisinde başvuru da bulunabilir. 

Türk Medeni Kanunu Miras Hukuku, miras ve paylaşımıyla ilgili her konuda düzenlemeyi gerçekleştirmiş, ülkemizin köklü tarihine uygun şekilde geliştirilmiş bir düzenlemeye sahiptir. Buna göre, “yasal mirasçı” ve “atanmış mirasçı” olmak üzere, iki ayrı mirasçı türü bulunur. 

 

Yasal mirasçılar, murisin herhangi bir irade göstermesine gerek olmadan, yasal olarak alt soylarını, üst soylarını ve eşini kapsayan hak sahipleridir. Türk Medeni Kanunu’nun ilgili bölümünde açıkça belirtildiği şekliyle yasal mirasçılar, miras bırakan kişinin kan hısımları, altsoyu, evlatlıkları ve eğer sağ ise eşidir.

 

Bununla birlikte miras bırakanın tüm tasarruflarını, sağken iradesine bağlı olarak atanmış ve herhangi bir kan bağı ilişkisine sahip olması gerekmeyen kişilere bırakması hakkı mevcuttur. Bu hak kanuni olarak “atanmış “mirasçı” tanımı içerisinde yer almaktadır. Atanmış mirasçıya, miras sahibi mirasının belirli bir bölümü ya da tamamını bırakabilir. 

 

Bununla birlikte “Saklı pay” olarak da tanımlanmış olan yasal pay, miras bırakanın yasal mirasçılarından esirgeyemeyeceği, kanunlar aracılığıyla korunmakta olan miras paylarını oluşturur. Bunun için Miras Hukuku alanında deneyimli bir hukuki danışmanlık alarak, hukuki sürecin işletilmesi gerekebilir.

 

İlgili kanunlar ve Miras Hukuku ile ilgili işleyiş, mirastan mal kaçırma olarak da tanımlanan durumların sıklıkla yaşanmasına neden olan hukuki, sorunların ortaya çıkmasına da neden olacaktır. Özellikle son yıllarda artan bir oranda gerçekleşen mirastan mal kaçırma çalışmaları, Miras Hukuku çerçevesinde hukuki süreçlerin işletilmesini gerektirir.

Türk Medeni Kanunu Miras Hukuku, yasal mirasçıların kimler olduğu ve bunların hangi oranda paya sahip oldukları açık bir şekilde belirlenmiştir. Yasal mirasçıların ve kan hısımlarının mirastaki hak ve payları, zümre sistemi adı da verilen derece sistemi temelinde oluşturulmuştur. Bu sisteme göre birinci, ikinci ve üçüncü derece olmak üzere, yasal mirasçılar bulunur. Tüm miras paylaşımında yasal mirasçılar bu derecelerden birinde yer almak zorundadır. Üstteki derecede bulunan ve sağ olan yasal mirasçılar, aynı zamanda diğer derecelerin mirasta hak sahibi olmasını engeller. 

 

Birinci derecede yer alan yasal mirasçı olmaması durumunda 2. Derecede bulunan yasal mirasçılar hak sahibi olur. Zümre ya da derece sistemine göre, paylaşım oranları, yine dereceye bağlı olarak eşit bir şekilde belirlenir. Birinci derece yasal hak sahipleri, arasında miras paylaşımı kanunlarda belirtilen pay oranlarına göre gerçekleştirilir. Yaşam pratiğinin miras ile ilgili pek çok hukuki sorun oluşturması, Miras Hukuku alanında uzman avukatlar tarafından verilecek hukuki danışmanlığa ihtiyaç duyulmasına da sebep olur.