a

Facebook

Twitter

Copyright 2020 ULUCA Avukatlık Ortaklığı.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz içerik kopyalanması durumunda, yasal işlem başlatılacaktır.

8:00 - 19:00

Mesai: Pazartesi - Cumartesi

0850 259 0852

Uluca Avukatlık Ortaklığı Telefon Numarası

Linkedin

İnstagram

Facebook

Twitter

Search
Menu

 

COVİD-19 Önlemleri Kapsamında Kısa Çalışma Düzenlemesi

ULUCA Avukatlık Ortaklığı > İş Hukuku  > COVİD-19 Önlemleri Kapsamında Kısa Çalışma Düzenlemesi

COVİD-19 Önlemleri Kapsamında Kısa Çalışma Düzenlemesi

Genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde, sigortalılara çalışmadıkları dönem için sağlanan gelire ‘’kısa çalışma ödeneği’’ denilmektedir. Kısa çalışma ödeneğinin süresi genel kural olarak 3 ayı geçemezken, İş Kanunu’na eklenen geçici madde ile Cumhurbaşkanı tarafından 6 aya kadar uzatılabilecektir.

Kısa çalışma ödeneğinden faydalanmak için gerekli şartlar:

  • Son 3 yıl içerisinde adına 600 gün işsizlik sigortası primi yatırılmış olması, 
  • Son 120 gün iş akdine bağlı ve sigortalı olarak çalışmış bulunmasıdır.

Ancak Covid-19 etkisiyle yapılan kısa çalışma başvurularında, işçi lehine süreler kısaltılarak, son 60 gün hizmet akdine tabi olmak kaydıyla son 3 yıl içinde 450 gün prim ödemiş olması şartları düzenlenmiştir. Dolayısıyla Covid-19 etkisi ile yapılan kısa çalışma başvurularında, yukarıdaki kısaltılan süreler kapsamında başvuruda bulunulabilecektir. 

Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son oniki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının %60’ıdır. Ancak bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçemez.

Kısa çalışma uygulamasının, çalışma tamamen durmaksızın, haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltıldığı işyerlerinde uygulanması durumunda işçi, çalıştığı sürenin ücretini işvereninden almaya devam edecektir. 

Zorlayıcı sebepler ile işyerinde faaliyetlerin durması veyahut kısa çalışma yapılması halinde, İş Kanunu madde 40 gereği; zorlayıcı sebepler dolayısıyla çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bu bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödenir. Kısa çalışma dolayısıyla yapılacak ödemeler işbu bir haftalık sürecin sonunda başlar ve bir haftalık süre içerisinde ücret ve prim yükümlülükleri işverene aittir. 

Kısa çalışma yapan işçinin çalışılmayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin ücret ve kısa çalışma ödeneği miktarı, kısa çalışma yapılan süreyle orantılı olarak işveren ve Kurum tarafından ödenir.

Kısa çalışma ödeneği ve işsizlik maaşı ilişkisine gelecek olursak: Kısa çalışma ödeneği, son 12 aylık prime esas kazancın %60’ı tutarında ödenirken, işsizlik maaşı, işçinin son 4 aylık prime esas kazancının %40’ı üzerinden hesaplanır ve işsizlik maaşı, asgari ücretin %80’inden fazla olamaz. Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler işsizlik ödeneği süresinden düşülmektedir. Dolayısıyla 3 ay kısa çalışma ödeneği alan işçi, işsizlik ödeneği alacak şekilde işten çıkarılırsa, kısa çalışma ödeneği işsizlik ödeneğinden mahsup edilerek, işsizlik ödeneğinden 3 ay eksik olarak faydalandırılacaktır. Ancak, Cumhurbaşkanı, kısa çalışma ödeneklerinin işçinin hak ettiği işsizlik ödeneğinden mahsup edilip edilmeyeceğini belirlemeye yetkilidir.

İşçinin kısa çalışma ödeneği aldığı süreçte genel sağlık sigortası primleri ödenmekte ve kendisi ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler bu sigortadan faydalanabilmekte iken, kısa (iş kazası, meslek hastalığı) ve uzun süreli sigorta (ölüm, emeklilik, maluliyet) primleri aktarılmaz.

İşçilerin İşkur’dan aldıkları kısa çalışma ödeneği ile işverenleri tarafından ödenen ücretleri arasında işçi aleyhine fark olması durumunda, işverence aradaki fark işçiye ödenebileceği gibi, işverenlerin böyle bir zorunluluğu bulunmamaktadır. 

İşverenin, kısa çalışma uygulaması devam ederken, normal faaliyetine başlamaya karar vermesi halinde durumu Kurum birimine, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı işçi sendikasına ve işçilere altı işgünü önce yazılı olarak bildirmesi zorunludur. Geç bildirimlere ilişkin oluşan yersiz ödemeler yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir. Kısa çalışma, bildirim tarihi ile sona erer.

İşçilerin kısa çalışma ödeneği aldığı süreler; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretlerine hak kazanılması ve hesabında, çalışılmış gibi değerlendirilir. Yani, kısa çalışma ödeneği almak, kıdem ve ihbar tazminatlarında herhangi bir hak kaybına yol açmamaktadır. 

Kısa çalışma ödeneği alanların işe girmesi, yaşlılık aylığı almaya başlaması, herhangi bir sebeple silah altına alınması, herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi nedeniyle işinden ayrılması hallerinde veya geçici iş göremezlik ödeneğinin başlaması durumunda geçici iş göremezlik ödeneğine konu olan sağlık raporunun başladığı tarih itibariyle kısa çalışma ödeneği kesilir.

Tüm bu düzenlemeler kapsamında; kısa çalışma şartlarını taşıyan işçiler bakımından, azaltılarak düzenlenen süreler ile kısa çalışma ödeneğine başvuru mümkün olup; kısa çalışma, kıdem ve ihbar tazminatları gibi alacaklarda herhangi bir hak kaybına yol açmayan ve istihdam istikrarını hedefleyen bir uygulamadır. 

Yorum Yok

Gönder